10 Eylül 2016 Cumartesi

Yurtdışında Yaşanan Irkçı Olaylar; Gezginlerin Gözünden


Gezginlerin Gözünden



İnsanlar hayatları boyunca bir yere gelmek için çalışır, gezginler ise gitmek için. Ama gidecekleri yerleri tanımak, o ülkenin kültürünü, davranışlarını, insanları hakkında bilgiye sahip olmaları gezginler için  avantaj sağlayabilecek bir durumdur. Bu makalede yurt dışına giden gezginlerin yaşadıkları ırkçı olaylardan bazılarını, değiştirmeden size aktaracağız. Irkcılık her dilde her ülkede kötüdür, üzücüdür.  Türklere karşı yapılan ırkçılıklar genel olarak bazı ülkeler de yoğun olarak yaşanıyor. Bunlardan önde gelen ülkeler; Polonya, İngiltere, Fransa(ırkcılığın başkenti olmuş durumda) Sırbistan, kısmen Amerika gibi.


Yine de bilmeyen okuyucular için ırkçılığı tanımlamakta fayda var.  Irkçı, İnsan ırklarının renk ve fiziki şekil esas alınarak birbirlerinden üstünlüğünü temel alan Irkçılık felsefesini benimsemiş kişilere verilen addır. Irkçı insanların göstermiş olduğu bu tutuma ise "ırkçılık" adı verilmektedir. (Kaynak, wikipedia)


Bir sosyal medya platformunda tartışılan bu konuda ilginç hikayeler ve yaşanan ırkçı olaylar paylaşılmıştır. Gerçekten insanları  Einstein'in dediği gibi 7 çeşide değil de 2 çeşide ayırabilsek keşke. İyi insan, kötü insan. Bu kadar basit işte. Dili, dini, rengi, ırkı, mezhebi ne olursa olsun iyi insan iyidir.

NO TO RACISM




Şimdi Ülkelerdeki ırkcılık olaylarını tetikleyen siyasi partilerin aldıkları oy oranlarına bir göz atalım.

IRKÇI PARTİLERİN OY ORANLARI


İsveç: 2011 yılında yapılan genel seçimlerde yüzde 5.7 ile parlamentoya giren İsveç Demokratları, 20 milletvekili ile temsil ediliyor. Neonazi örgütlerle bağlantılı olduğu biliniyor.

Hollanda: Geert Wilders’in ırkçı Özgürlük Partisi, 2012 erken genel seçimlerinde yüzde 15.5 oy oranı ile üçüncü büyük parti oldu.

Avusturya: Jörg Haider’in başını çektiği FPÖ 2000 yılında koalisyon ortağı oldu. Partinin kurucuları arasında eski Neonaziler bulunuyor.

İsviçre: SVP’nin isteği üzerine yapılan referandumda minareli cami yapımı yasaklandı. SVP, meclisteki en güçlü parti. (Yüzde 31).

Danimarka: Faşist Halk Partisi, Önümüzdeki yıl (2013) yapılacak genel seçimlerde en son elde ettiği yüzde 13.9 oranından fazla oy alması bekleniyor.

İtalya: Faşist Umberto Bossi’nin liderliğini yaptığı Lega Nord, 2008’de Silvio Berlusconi’nin Forza İtalia’sı ile birleşmişti.

Fransa: Le Pen’in liderliğini yaptığı Milliyetçi Cephe, en büyük çıkışını 2002’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yapmıştı. Le Pen, Chirac ile birlikte ikinci tura kalmıştı.

Belçika: Fransızca konuşulan Flaman bölgesi parlamentosundaki en büyük fraksiyona sahip olan Vlaams Belang, göçmenlere karşı sert yasaların çıkarılmasını ve Flaman bölgesinin bağımsızlığını istiyor.

Norveç: Göçmenlerin az olduğu Avrupa ülkeleri arasında yer alan Norveç’te göçmen karşıtlığını yapan İlerici Parti (FrP) geçen yıl yapılan seçimlerde yüzde 22.9 oy almıştı.

Litvanya’da da TT adlı faşist parti seçimlerde yüzde 12.7 oy almıştı. 
Letonya’da LNNK yüzde 5, 
Slovakya SNS yüzde 5.1,
Slovenya’da SNS yüzde 5.4,
Bulgaristan’da ATAKA yüzde 10.1,
Yunanistan’da LAOS yüzde 5.6.

Malcolm x-

Gezginlerin Irkçılığa Maruz Kaldıkları Bazı Anıları


ESTONYA

Estonya’da ilk günlerimdi barda bir kız sürekli bana bakıyordu sarışın bir kız. Tabi Kayseri’de yaşıyorum alışık değilim cesaret edip gidemedim kızın yanına. Kafam biraz olmuş aradan bir saat geçmiş çat geldi karşıma oturdu elini uzattı konuştuk tanıştık baya samimi olduk 30-45 dk kadar nereli olduğumu sordu Türküm dedim her ne kadar belli etmemeye çalışsa da yüz ifadesinden rahatsız olduğuna dair tavırları görebiliyordum ve aradan 5 dk geçmedi hiçbir şey demeden kalkıp gitmişti.


FRANSA

Fransa'da bir mektup göndermem gerekti posta ofisine gittim ilk defa. Adama gittiğimde de belirttim ben Fransızca bilmiyorum eğer imkan varsa bana yardım edebilecek biriyle konuşayım vs. Zaten Fransızcam ondan öteye de değildi o zaman. Yok mok söylenmeye başladı sonra İngilizce gayet akıcı bir şekilde neden Fransızca konuşmadığımı sordu. Bende bir şaşırma sonra sinir hali aldı dedim madem biliyorsun beni neden kıvrandırıyorsun dedim. Oda Fransa da sın neden Fransızca konuşmuyorsun dedi. Bende beni mi stalklıyorsun burada yaşadığımı nereden biliyorsun dedim. Belki turistim ki size ne ki bilmediğimi belirtiyorum zaten dedim. Oda bozuldu öyle deyince. Tam söylenmeye başlayacakken bir kadın geldi özür diledi ben yardım edeyim vs dedi. Dedim mektup yollayacağım vs. Çıkarken de adama söyledim İstanbul'a beklerim bir gün gelirseniz, Türkçe konuşmanızı beklemeyeceğim dedim.. öyle işte.


İTALYA

Kimi yerde olumlu kimi yerde olumsuz tepkilerle karşılaştık elbette. Herkes olumsuz yorum yapınca hem olumlu hem olumsuz örnekler yazmak istedim. İtalya erasmus ile gittiğimde Türk olduğum için kira verilmemişti sonradan buldum. İtalyanca kursu ilk 2 gün pek kimse benle konuşmamıştı italyadaki italyanca hocasının arkadaşı bursa da çalışmış ve bizleri sevenlerden olduğu için olumlu yargı vardı hocada neyse gelirken pişmaniye ve lokum getirmiştim kursun 3.günü dağıttım baya kişilere herkes çok beğenmişti hatta başta bazıları böyle iyi niyete rağmen almayınca hoca herhalde bildiği için alın diye ısrar etmişti alıp denemiş ve beğenmişti baya. Tabi o sırada istemezsen isteme deyip rest çeksem olumsuz tepkiyi değiştiremezdim. Sonrasında birkaç başka hoca Antalya ya geldiğini falan anlattı. Birkaç kişi İstanbul falan sordu anlattım tanıtmaya çalıştım. Zamanla birkaç etkinlik yapmaya çalıştım sahile gidip denize girelim bir şeyler yiyip içelim gibi sonrasında tabi onlar davet etti böylece anlaştım.

YUNANİSTAN

İspanyol, Alman vs karışık bi ara bara gittiğimizde birbirimize küfür öğretip gülüp eğleniyorduk kafaya takmıyorduk birçok şeyi. Sonraki günler üni başlayınca herkes geldi Yunanlılar falan selam verdik Türküz diye başta muhabbeti kestirip attı ben ertesi gün özellikle gidip kalimera diye selam verdim tekrardan bu sefer gülerek karşıladı işte yunan rakısı uzo falan birkaç bir şey anlatınca sonrasında önyargıyı kırıp onlarda Türk dizilerinden falan bahsetti. Birazda bize karşı yapılan önyargıları kırmak farklı kültürleri tanımak hedefimdi hep. Yeni ev bulduğumda ev arkadaşı 2 İtalyan yeni geldiğim için hoş geldin adın ne falan dahi sormamıştı çok kırılmıştım.4 İtalyan ev arkadaşından sadece 2 sinin önyargısını kırabilmiştim.1 tanesi ile neredeyse gırtlak gırtlağa gelecek durumdaydım mümkün oldukça sessiz ve uzak durmaya çalıştım ondanda çünkü ona karşıda çabalamıştım yemek yapınca arkadaşımla ona da 1 tabak vermek istemiştim tabi bu zamana kadar hiç almadı hiçte yemek yapınca vermedi :D :D selam verince yüz çevirdi sürekli ve artık yapacak bir şey yoktu ondan uzak durmak en iyisiydi.


POLONYA

Polonya'da oda arkadaşım tuhaftı sanırım ırkçıydı. En azından diğer arkadaşım bana söylediği buydu. sebepsiz yere odadan gitmemi istiyordu durduk yere sinirlenip afra tafra yapıyordu.
ve yine Polonya'da 2 hintli arkadaşıma da yapıldığını gördüm. Birisinde oda arkadaşı odasındaki eşyalarını camdan aşağı atmıştı ,diğerinde de marketteyken kasa görevlisi benimle İngilizce konuşup onunla konuşmayacağını söyleyerek bir şey istiyorsa bunu lehçe söylemesi gerekitiğini söylemişti




Kimi insanların neden Arapça konuşmadığımı, internet erişiminin ülkemizde olup olmadığını, Türk'üm deyince "Aaa benim de Arap şöyle arkadaşım var sizin ülkeniz çok kötü çok yazık" dediklerine tanık oldum.
Önyargılı birkaç kişi görsem de çok çabuk yıkıldığına şahit oldum önyargılarının. Bir adım geri dursalar da en başta genellikle bunlar yıkılıyor :)
Avusturya, Almanya, Hollanda, Norveç, Danimarka, İngiltere ve kimi zaman Belçika'da Türk karşıtı insanlara rastlamak mümkün ancak bu ülkelerde bile orada yaşamadıkça kolay kolay denk gelemeyecek sayıdalar:)


İNGİLTERE


İlk golü ülkeye girerken yaşayabilirsiniz standart pasaport kontrolü genelde İngiltere’nin sorgulu geçer. Hele ülkenizde yakın zamanda olay olduysa esmer bronzlaşmış ten bunların etkisi de çok oluyor sağlam polis eşliğinde sorguyla başlayabilirsiniz. adamlar bıkmışlar ülkelerine yabancı istemiyorlar. Zamanında kendileri sömürmüş simdi Pakistan Hindistanlı Polonyalı Somalili ne kadar kamyon altından giren varsa onların ülkelerine yerleşip onları sömürüyorlar. Acısını da gezmeye gelen insandan çıkarıyorlar. Biz Türkler İngilizler için biraz tehlikeli gözüküyoruz. Kadın pazarlamadan tut da, uyuşturucu piyasasını da çoğunluk Türkler ellerinde tutuyor ülkede. Kebap kültürü altında zengin olan ülkemizden kopan çoğu öyle yani legal işle bir yere gelen yok. İngilizlerin temel ırkçılık sebepleri bunlardan. İngiliz vatandaşı olmuş Polonyalı hatun tipleri var ben normaliyle karşılaşmadım olay yaratmak için yer ararlar omuz atanından tut da laf atanına. hepsini genellemek yanlış. çok giriş çıkış yapıyorsanız İngiltere’ye neden geldin tekrardan terslemesiyle karşılaşıp tekrar polisle karşılıklı güzel muhabbetlere tutuşabiliyorsunuz. yaşlılara otobüse binmede öncelik verdiğim için siyah bir bayan ne yol veriyorsun kızım bu beyazlara demişti. O zaman siyah saçlı bronz olmanın etkisi. Sarışın olmak diğer gidişlerimde fark ettiren bir durum oldu daha az sorgu daha kibar ve yardımcı insanlar vb. Giyim fark ettiren bir durum kep takarak sportif gezdiğimde polis tarafından çevrildiğim oldu. her ülkeden olan bir şey İtalya’da da Adidas giyersen çevirme ihtimalleri olduğu gibi. mahalle durumları var merkezler dışında turistsin adamın mahallesine giriyorsun elbet laf atan çıkıyor.


ERMENİSTAN

Bir firma biz Ermeni firmasıyız Türklerden nefret ediyoruz dedi yüzüme. Bunun ötesinde zaten bir şey yapamazlar. Fakat bizde az değiliz, biz de abuk işler yapıyoruz. Milliyetçilik adı altında Çin lokantasına saldırmalar yok işte sahilde her gördüğü yabancı tipli yanında eşi/sevgilisi olan adama gavat demeler vs. hoş değil bizim de çevremizde görünce uyarmamız lazım


İTALYA

İtalya Cagliari de Erasmus kira ararken Türk olduğum için kira vermemişlerdi. Az buçuk İtalyanca ile durumu anlayınca ESN dekiler özür dilemişti ev sahibi adına. Tabi Bulgaristan’dan ülkemize ilk geldiğimiz anlar bazı saçma kişilerin ırkçılıkları da olmuştu. Bulgaristan’da Türk diye ırkçılık yapıldı Türkiye’de Bulgar diye :D :D :D Kısacası kendi memleketimiz ve her yerde olabilir çok takmamak lazım. Önemli olan insan olmak.





Katıldığım international workcampta en yakın arkadaşlarım Fransız-Sırp ve Rus'tu. Türkler hakkında çok yanlış bilgileri vardı ama doğrularını anlatınca çok sevdiler. Hepsi bana bayılıyordu. Ben de onlara :) Türkçe bile öğrenmeye başladılar benden sonra. Irkçılık her ülkede vardır ama siz onlara nasıl yaklaşırsanız, tepkileri o yönde ilerler. "Gavur, Ermeni dölü, Sırp" diye yaklaşırsak ilişkileri başlamadan bitiririz. Ve kamptaki "Sırp arkadaşım TÜRK BAYRAKLI cüzdan taşıyordu" 😍 75 gün Avrupa’daydım, klasik önyargı ve yanlış bilgiler dışında hiç ırkçılıkla karşılaşmadım. Sabırla, medyanın da etkisiyle yanlış bilinenleri düzelttim, güzel kültürümüzü anlattım. Ve inanılmaz güzel tepkiler aldım. Daha güzel şeyler inşa etmek bizim elimizde arkadaşlar 😊


SIRBİSTAN, BULGARİSTAN

Bana Sırbistan ve Bulgaristan’daki memurlar Irkçılık yaptılar, ama hostellerde yaşanan ırkçılık ise daha iç acıtıcı oldu, Türk olduğumu öğrenince konuşmamaya başlamaları, hele İngilizler tam nefret politikasına sahip.


Amerika'da ırkçılık olmadığını düşünenler için hazırlanan bu kısa videoyu izleyerek şuanda bile devam eden  ırkçı tutumların yok olmadığını görebilirsiniz. 




Disqus Yorumları Yükle

0 yorum